İlişkilerde iletişimin önemi üzerine

 




*Bu yazı Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum adlı kitabı okumam ve onun netflix uyarlamasını izlemem üzerine hayatı ve ilişkilerde insanların iletişimlerini sorgulamalarımı içerir.

Hayatımız boyunca kaç tane insanla gerçek bağ kurma şansımız olur? Bunlardan kaç tanesi ile romantik bir ilişki olabilir? Peki ya insanın hayatı boyunca tahmini kaç tane ciddi ilişkisi olur? Evlilik, sanki altıpatlar tabancaya mermiyi koymuş, çevirmiş ve bakalım vurup da hayatımı mahvedecek mi diye Rus ruleti oynamak gibi midir? Yoksa iki beyin her zaman bir beyinden güçlü diyip bu hayat denilen en zor seviye oyunda seviyeleri birlikte geçmek midir?  Belki de insanların yaşlandıkça evlenmelerinin sebebi yalnız başlarına idare edememeleridir kim bilir? Halbuki aynı yaşam alanını paylaşmak yalnızlıktan bile daha zor değil midir? Sorgulamalarımızı geçip yazımıza başlayalım artık.

Hayatımızdaki iyi şeylerin daha fazla farkına varmamız gerekiyor çünkü işler iyi giderken bunları fark etmek zordur dikkat etmemiz gerekir. Hayatta olduğu gibi ilişkilerde de iyi şeyleri işler yolundayken fark etmeli ve unutmamalıyız. Çünkü tren rayından çıkmak için sallanmaya başladığı zamanlarda tüm dikkati o anki sıkıntılı duruma kaydırmak çok daha basittir. Trenin sallandığı ve hatta rayından çıkmaya başladığı zamanlarda iletişim kurmanın çok önemli olduğunu ve dürüst bir konuşmanın dürüst bir iletişimin ne kadar çok işe yaradığını anlamamız gerekiyor.

İlişkilerde sırlar olur mu? Sırrı olmayan insan var mıdır? İlişkideki sırların sayısı mı önemlidir büyüklüğü mü? Sırları gizli tutmak adına yalan söylemek mübah olur mu? Bunlardan daha önemlisi karşı tarafta güvensizlik oluşturacak hareketlerde, söylemlerde bulunmamak olabilir. Güvensizlik olduysa ilişkinin en önemli elementi olan şey eksik demektir. Yalan söyleniyor mu? Benim şuan karşılaştığım durumda hangisi gerçek hangisi değil. Ve gerçeklik ortada yoksa da ortaya çıkan durum aynı hayalet bir arabaya bakım yaparken gerçek arabanın garajda motoru dışarda bir halde durması gibi. Kimseyi tam olarak tanıyamıyoruz, ilişkilerin kurulması ve devam etmesi mucizelere dayanıyor adeta. İletişim kurmak, konuşmak, anlamaya çalışmak, çok önemli çünkü kimse zihin okuyamaz. Keşke hepimiz olmasa da en azından bazılarımızın zihin okuma gücü olsaydı ama gerçek dünyada böyle bir şey söz konusu değil. Kimsenin zihin okuyamadığı bir dünyada da karşıdakini anlayabilmenin en iyi yolu onunla iletişim kurmak neyi neden söylediğini neden yaptığını anlamaya çalışmak.

İletişim eksikliğinin yol açtığı sorunlardan birisi de bazen ilişkiyi bitirmeyi düşündüğü halde söyleyememek, konuşmamak, konuşamamak.İnsanlar neden son kullanma tarihi geçmiş ilişkilerini sürdürmeye devam eder? Gelin fizik kurallarını suçlayalım; Newton’un ilk yasası “Hareketli nesneler hareket etmeye devam eder” diyerek alışılmışlığın devam ettiğini ve sırf bu yüzden zarar görüldüğü halde ayrılıkların olamadığını anlatır. Başka bir fizik kuralı olarak Termodinamiğin ikinci kanunu da entropinin yani düzensizliğin varlığını ve sürekli arttığını söyler. Peki tüm evrende düzensizlik ve kargaşa, kaos artarken ilişkilerde neden böyle olmasın? Bu durumu da önlemenin, düzeni olabildiğince sağlamanın yolu iletişimden geçiyor. Bazen sizin için önemsiz gibi görünen küçük jestler, küçük hareketler karşı tarafta belki de hiç küçük olmayıp iletişim için pozitif çok büyük adımlar olabilir.

Hayata bir kere geliyoruz, mutlaka bir gün öleceğiz ve ölünce de bizi kimse hatırlamayacak. En azından 200 yıl sonrasında hatırlanmayacağız, düşünsenize siz 1820 de yaşayan kaç kişiyi biliyorsunuz tanıyorsunuz? Zaten anılarımız bile tam olarak doğru mu ki her hatırlanışında başka değil mi? Hiçbir şey unutulmaz değil ve her şeyin bir bölümü mutlaka unutulacak ne kadar iyi olursa olsun. Halen sevdiklerimizi hatırlarken ve onlar hayatımızdayken seviyorsak sevdiğimizi söyleyelim, sorunumuz varsa neden böyle olduğunu konuşalım iletişim kuralım çözmeye çalışalım. Birazdan yaparım, birazdan söylerim diye diye bu birazdanlarla ömür geçiyor ve sevdiklerimiz de bu yazı gibi bir anda bitip gidebilir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hayallerimize Giden Yoldaki Yalnızlığımız

Ya aslında özel değilsem?